8 Ekim 2011 Cumartesi

mesela acıtıyor ya şimdi, acıtmasa!

mesela neden arayamıyorum ki şuan seni. tam arayacak oluyorum, içimden bir ses "höst ulan, her canın ıstediğinde gönlümün kapısını çalamazsın" diyor senın ağzından.

ben çok özledim, samımı, saf..
ama içimdeki ses beni sustururcasına kuvvetlı, ve susturuyor.

mesela şimdi arasam. hiç konuşmasak bile telefonun diğer ucunda sen olsan, bana yetse..

mesela şimdi sana yazsam, sen sussan ve ben satırlar dolusu yazsam. sonra bir tebessumle bunların hepsını anladıgını/ hıssettıgını bana hıssettırsen.

mesela şimdi sen arasan beni. ellerimi ne yapacağımı bilemesem, ağzım açık kalsa hafıf, sonra ellerım kaçmaya çalışsa bedenımden.

mesela bir müzik dinlesek şuan ıkımız, kimin kime yolladıgı mühim değil. ilk zamanlardakı gıbı hıssetsek. "keşke yanımda olsan"ı gerçekten hissederek söylesek birimiz. ben de çok isterdim dese diğerimiz.
çok mu bencilim. bilemedim.

6 Ekim 2011 Perşembe

paradoks

bildiklerimle ne yöne hareket edeceğimi bildiğini bilip, sonrasında hareketime ne yönde bir değişim vereceğimi  de bileceğinden sadece bildiklerimin yolundan gidiyorum. ve ben çok az şey biliyorum. ve sen bunu asla tahmin edemezdin..

ne yapmamalı listesi

mesela gecenin bu saatinde, aşırı dozda muhtaçken O'na;

-the cure, morrissey, band of horses, anathema, kings of convenience, bülent ortaçgil ve bilimum bu türün önde giden elemanlarının şarkılarını dinleme
-köşede bucakta bir yerlerde eskilerden kalma O'na ait bir şey bulma(görünce gözünü kapat, hemen bağırarak şarkı söyle ne bilim bişe yap ama görme, dokunma)
-üst üste 5ten fazla sigara içme
-birkaç kadeh içebilirsin ama bokunu çıkarma(önünü alamayıp aptalca şeyler yaparsın)
-telefondan uzak dur
-ve şuan yaptığım şeyi yapma, yazma.
...

şimdi git uyu. hiç varolmamışsın say kendini.

4 Ekim 2011 Salı

yenile, al götür ve yenile

bazen çok yoruluyorum, bazen çok keyfli yoruluyorum, bazen var olurcasına yoruluyorum.
sonra duruyorum ya da durduruluyorum.
birden bir varlık beliriyor karşımda, herhangi bir şey. kitap, müzik, kadın, kahve, sigara.

şimdi müzik belirdi.


1 Ekim 2011 Cumartesi

kendine baka kalan.

diğer her yerden kopup bir bok söyleyesim gelirse buraya yazma kararı alan insanım an itibarı.

şimdilik bir bok söyleyesim gelmiyor. düğümlendi parmaklarım.


15 Eylül 2011 Perşembe

bizim büyük çaresizliğimiz

bana sorsan en sevdiğin film ne diye, belki budur demem ama hazzın doruklara ulaştığını hissetmiştim bu filmi izlerken. ulan bu filmden nasıl hazzın doruklarına ulaştın deme, benim ulaştığım nokta başka, seninki başkadır ihtimal. 
çok sevdiğim bir dosta selam olsun. hala dostumdur umarım dünyada bir yerlerde..



14 Eylül 2011 Çarşamba

eve geldim attım kendimi yatağa, uyudum uyudum.. o kadar derin uyudum ki bir an uykumda farkındalık yaşayıp "ulan buralardan geri nasıl dönülür" dediğimi hatırlıyorum. velhasıl akşam 8den sabah 7ye kadar uyudum.

iyi uyudum yalnız, fena uyudum hani..

uyandığımda kulağımda hâlâ çalan şarkı

10 Eylül 2011 Cumartesi

Zaten, seni olsa olsa sezerim ben, istesem de bilemem.
Sen de, abartılacak kadar sıradan bir hayat yaşayan bu adamı bilme bence.
Çünkü, her zaman için sezmek, bilmekten daha iyidir.

Hasan Ali Toptaş





9 Eylül 2011 Cuma

az önce sigaradan müsebbib olduğunu düşündüğüm ilk balgamım doldu ağzıma öksürürken.
ben çok fazla sigara içiyorum son zamanlarda. ama sigarayı çok kısa sayılabilecek 2 yıldır içiyorum belki de 2 yıl bile olmadı. fakat içtiğim bu 2 yıl zarfında içtiğim sigara sayısından daha çok bırakmışlığım vardır sigarayı. 4 ay içmediğimi bilirim ki o dönemde her gün en az 10 defa sigarayı bıraktığımı söylüyordum insanlara. hatta yeni tanıdıklarıma henüz tanışmadıklarıma bile.

bir aşama daha kat ettim sigarada, level atladığımı hissettim.
sigaraya nasıl başladığımı düşünüyorum. otla başlamıştım(bob marleyinkilerden). çok öncelerden beri ot içebiliyor ama sigara içmiyor/ içemiyordum. sonra bir kızla tanıştım. sigara içen bir kız. güzel bir kızla. sanki ben de sigara içiyormuşum da paketim bitmiş gibi sigarasından otlandım ayak üstü 2 dal. muhabbet de çok güzel gitmişti. sonra o muhabbet yatak faslına kadar geldi hatırlayamadığım kadar bir süre geçtikten sonra.

sonra ben çok aşık oldum o kıza. hayır önce aşık oldum sonra sigara içtik sonra seviştik. doğru sıralama bu. ya da doğru olan hiç bir şey yoktu aramızda. yanlış da bulmuyordum. öylece bir ilişkiydi.

sonra ben hastalandım. ne olduğu belli olmayan sadece ejderhaların ya da bu dünyadan olmayan yaratıkların yakalandığı "zihinsel ölüm" adında bir hastalıktı bu.

devam edecek..(ölmezsem)