21 Temmuz 2014 Pazartesi

büyümek üzerine

sevdiklerimizi kaybetme korkusu büyütüyor bizi. annemizi babamızı kardeşimizi sevdiğimizi, çocuğumuzu.
bu büyümeler mümtaz'ın büyümeleri mi dersin? (tanpınar'a selam)




5 Temmuz 2014 Cumartesi

çok huzur

şekil değiştiriyoruz muhterem, şeklimiz çok değişiyor.. içimize en özümüze doğru sarmal bir değişim..
yalnızken insan, mutlu, huzurlu, cenneti yaşayabilir olmuşuz.
sıkıntı şu; biriyle pay edemedikten sonra cenneti, gerçekten var sayılır mı ki...

afiyetle

31 Mayıs 2014 Cumartesi



kendimi yokluyorum, acaba çok güzel olduğu için mi seni unutamadım ya da bu kadar etki ettin bana.



25 Mayıs 2014 Pazar

the smiths

parfume filmini bilirsiniz, sonu muhteşem biter. bilen bendeki MOZ hayranlığını da bilir, mütemadiyen dinlerim yalnızlık anlarımda.. yalnız aşağıdaki görüntüyü yeni gördüm ve aklıma direkt parfüme filmi geldi. çok iyi ya fhdgsjfga
mutluluktan öldü dersiniz.


24 Mayıs 2014 Cumartesi


yalnızlık diyorum dostum, iliklerinde hissetmek.. bundan kaçabildiğin nadir anlar işte tam da burası.. bikaç müzik dinlemek sağlam bikaç film izlemek ve belki bunlardan bahsedebileceğin bir mecra bulmak..

biliyorum beni duyuyorsun, beni görüyor ve biliyorsun.. bu beni yalnızlıktan uzaklaştırıyor.

hadi dokun o zaman.





13 Mayıs 2014 Salı

içinde deli yazma isteği olan hüss
bunları yazarken kulağında şu olan hüss,
geçmişin yolculuklarını anımsayan,
yeni yolculukların gelmesinden ümitsiz
ilham anlarını kaybetmiş hüss
uzun zaman olmuş.


doğum yapıldı, çocuğu olan hüss
dokun hadi korkma, ne yaptın kelimelerini, ne yaptın kendine...



kapalı bir havada evde,
yalnız..
cam kenarına kayan gözler,
kenarların boş olması..
hep bir arayış, durdurulması güç çıplaklık hissi
yan yana getirilemeyen kelimeler.
bazı zamanların anlamsız gelmesi çok yorucu ve hırpalayıcı oluyor, hele de o anı yakalamak için büyük bedeller verdiyseniz.

nilüfere kulak veriyor ve hafiften sesi açıyoruz..

tıktık

10 Mayıs 2014 Cumartesi

yaşantımız öyle bir hal aldı ki, geri dönmek ve gerçek hayatı yaşamak toprağa dokunmak istedik.
bu aşamaya geldik bir çoğumuz.

2 Nisan 2014 Çarşamba

10. çocuk olmak

adanada doğudan ilk göçlerin yapıldığı bir mahallede geçti çocukluğum. ben doğmamışken ailem kaçmış gelmiş kan davasından buralara.
babam yine ben doğmadan önce 12 yıl hapis yemiş. aşiret reisinin oğlu olmanın verdiği bedel 12 yıl olarak biçilmiş. sonra turgut özal, 6buçuk yıl geçmişken af çıkarmış.
hapis hayatı bitince ilk olarak çocuk yapımına kalındığı yerden devam edilmiş.
ben doğmuşum 10. çocuk olarak. Annem 40 babam 42 yaşındaymış. bundan bir yıl sonra da kardeşim dünyaya gelmiş. 11. çocuk olarak...
bir anne&babadan 10. çocuk olarak doğmak ne demek? bunu biraz hayal et...
(devam edecek)