26 Temmuz 2010 Pazartesi

Eylül Akşamı

Hiç bir neden yokken, ya da biz bilemezken tepemiz atmış... ve konuşmuşuzdur.
Onca neden varken ve tam sırası gelmişken hiçbir şey yapmamış
ve susmuşuzdur. Aynı anda aynı sessiz geceye doğru içim sıkılıyor
demişizdir. Aynı sabaha uyanırken kim bilir aynı düşü görmüşüzdür.
Olamaz mı? Olabilir.

Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.

Belki benim kağıt param, bir şekilde, döne dolaşa senin cebine girmiştir.
Belki aynı posta kutusuna, değişik zamanlarda da olsa, birkaç mektup atmışızdır.
Ayın karpuz dilimi gibi batışını izlemişizdir deniz kıyısında. Aynı köşeye
oturmuşuzdur köhnede belki de birkaç gün arayla. Olamaz mı? Olabilir.

Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.

Bostancı dolmuş kuyruğunda sen başta ben en sonda öylece beklemişizdir.
Sabah 7:30 vapuruna sen koşa koşa yetişirken, ben yürüdüğümden kaçırmışımdır.
Aynı anda başka insanlara, seni seviyorum demişizdir. Mutlak güven duygusuyla,
başımızı başka omuzlara dayamışızdır. Olamaz mı? Olabilir.

Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Salatalık

Soy yine keyfimize bakalım
Boğaza karşı bir salatalık
Turfanda olsun tercihen
Yerli acı olur bazen
Ağzımızın tadını bulalım tuzlayarak
Hani yemeden doyalım
Boğazı seyredelim
Balıkçılar, martılar, vapurlar
Keyf alalım serinliğinden sululuğundan
Salyalar akıtmaya gerek yok
Sadece boğaza karşı salatalık

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Gitmemem gereken yere gidiyordum
Görmemem gerekeni görüyordum
Yapmamam gerekeni yapıyordum
Olmamam gereken bir kişi oluyordum
Bir ses bana bunların yanlış olduğunu söyledi
Başka bir ses ise doğru olduğunu
Kendimi güçlü sanırdım
Ama savaşı kaybettim
Bir süre de olsa
Düşerken uçuyor gibi hissetmek ne gariptir
Bir süre de olsa
Düşerken uçuyor gibi hissetmek ne gariptir
İyiyi oynamaktan sıkıldım
Eski özgürlüğümü özlüyorum
Olması gerektiği gibi davranmayı bıraktım
Tekrar kendime döndüm
Kimseyi incitmek istememiştim
Kendi işime bakıyordum
Fazla eğlence diye bir şey varsa
Ödemen gereken bedel bu olmalı
Bir süre de olsa
Düşerken uçuyor gibi hissetmek ne gariptir
Elinden uçup gidene kadar farkına varamazsın
Haklı olmasa bile
Hepsi bir sebep uğruna olur
Özellikle de haklı olmadığında
Bir süre de olsa
Düşerken uçuyor gibi hissetmek ne gariptir

20 Temmuz 2010 Salı

Gözlerindeki yeşili bulmak için

Gittim doğudan da doğuya

9 Temmuz 2010 Cuma

maddi olmayana maddi yaklaşma

her şey kafamdaki o belirsizlik,
-ben sana iyi olacağını söyleyemem
ama ben iyi olmak istemiyorum ki
iyi kötü kavramını da sevmiyorum
-kötüyken de mutluyum ben mesela
-yalnızlık ve umutsuzluk da umut veriyor
-yok olmayı istedin mi hiç!
hayır hiç düşünmedim bile
daralıyorum, anlamsızlaşıyor gibi
-seni seviyorum bunu biliyorsun..

02.07.

5 Temmuz 2010 Pazartesi

koşmaktan zevk almak kadar durmaktan da zevk almak..

19.06.10

29 Haziran 2010 Salı

sevmek esasında alıp başını gitmektir..

"dinle böceğim, uzun bir seyahate çıkacağım, hareketimden evvel bazı şeyleri söylemek arzusundayım.
yokluğum fazla uzayabilir, zaman zaman, dediklerimi dinleyerek saptarsın ki: hayatta kimse kimseyi anlayamaz, kimse kimsenin yerini tutamaz; aşk dediğimiz, ya vahim bir yanlış anlaşılmadır, ya kötü bir hayal kurma tarzı; iki kişinin ikisi de, öbürünün yerine hayal kurmaya kalkıştığından, sükût-u hayaller eksik olmaz!
sen dediğime kulak ver, kendimizden başkasını sevemiyoruz; sevdiğimiz, şahsiyetimizin dışlaştırılmış, bir başkasının üzerinde somutlaştırılmış hayâli; o başkası da kendisini üçüncü bir şahıs üzerinde dışlaştırır, somutlaştırır: arada ahenk kurulamaz, nasıl kurulsun, sevdiğimizle sandığımız farklı!
muvaffak bir çift, yalnızlığa tahammülü yüksek iki insan manâsını taşır: çift demek, yan yana iki yalnızlık demek, beraber bile olamamış, kesişmesi bile zor! onun için böyle bir hayatı, içine girip kurbanı olmadan yaşayacaksın, yani uzaktan.
uzaktan, soyut, hemen hemen yok bir şahsı sevmekten güzelini tasavvur edemiyorum.
yakında olmayan sevgili tahayyülde yaşatılır, hayalde yaşatmak az evvel açıkladığım kaideye uygun olarak, onu kendine benzetmektir; yanında bulunmayacağından, o buna ne itiraz edebilir, ne müdahale: sevdiğini, hayalinde değiştirdikçe, kendine benzettikçe daha çok seversin, böylece denge korunmuş olur.
sevmek! sevmek esasında alıp başını gitmektir, sevgiliden uzaklaşan mutlak aşka yaklaşır, sevdiğini gönlünde kendi bildiğince yeniden yaratarak..."

fena halde Atilla İlhan