25 Ağustos 2010 Çarşamba

öyle işte... yarım kalıyor anlatamıyorum..

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Bir Panorama

Çıkart üzerinden elbiseni

Yırt at önündeki resmini

Aynalara taş vur

Bırak dolsun kumlar

Parmak aralarına

Koş şuursuzca, gözlerini kapa

Gülümse… gülümse

Ve düşle…. Her şeyi

Seni, beni, onu

Dans et.. uyumlu kıvrımlarla

Sesleri hisset

Vücuduna doluşan havayı da

Ve bırak kendini suya

Bekle şimdi, hareketsizce

Hapis tut içindeki havayı

Yalnızlığını hisset

Ve havayı serbest bırak

Gülümse gülümse..

17 Ağustos 2010 Salı

ve devamını getir

o ne ağır bir şeymiş öyle.. hala mı getirmeliyim devamını sorusunu da soramıyorsun ya ne zor.. belki de ben her zaman yaptığım hatayı yapmışım yine "yanlış anlamışımdır" kim bilir..

16 Ağustos 2010 Pazartesi

yarım Türkçesiyle yarım Türk bir Almancı "önemli olan senin anlamandı" diyerek kendisini düzeltmeye çalışan Hüss'e posta koydu :) MERWE

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Ders çalışmam lazım… Ama böyle düşündükçe çalışamıyorum…

Ve böyle düşündükçe bunalıyorum…Bunalmamak için ders çalışma işini düşünmemelıyım diyorum…Ama düşünnmeyince kendimi suçlu hissediyorum…Keşke yüksek lisans yapmasaydım diyorum ondan sonra…Başım donüyor ve bir sigara içiyorum..Sigara içince dıkkatim tamamen gotume kaçıyor…Bu sefer önümdeki kitaba konsantre olamıyorum..konsantre olamayınca moralim bozuluyor..çünkü ders çalışamıyorum ve ders çalışamayınca kendimi suçlu hissediyorum…sabah dokuzdan beri mücadele ediyorum…

10 Ağustos 2010 Salı


sarhoş ve eli kalem tutmayan Hüseyin'in dilinden, Merve'nin kaleminden;

ilk defa seni düşünerek mutsuz olmuyorum, ilk defa düşüncelerimden korkmuyorum çünkü düşünemiyorum bile.. düşünmemek beni mutlu ediyor. "O" nu düşünemiyorum. sabah uyandığımda bu hal geçmiş olacak ve ben normale dönecem biliyorum.

Tüm bunları yaz Merve, sen sağımdasın şimdi kafamı sola çeviriyorum solumdasın bu sefer. her şey dört tane.. ağaçlar dört tane.. tek olan bir tek "O"...

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Eylül Akşamı

Hiç bir neden yokken, ya da biz bilemezken tepemiz atmış... ve konuşmuşuzdur.
Onca neden varken ve tam sırası gelmişken hiçbir şey yapmamış
ve susmuşuzdur. Aynı anda aynı sessiz geceye doğru içim sıkılıyor
demişizdir. Aynı sabaha uyanırken kim bilir aynı düşü görmüşüzdür.
Olamaz mı? Olabilir.

Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.

Belki benim kağıt param, bir şekilde, döne dolaşa senin cebine girmiştir.
Belki aynı posta kutusuna, değişik zamanlarda da olsa, birkaç mektup atmışızdır.
Ayın karpuz dilimi gibi batışını izlemişizdir deniz kıyısında. Aynı köşeye
oturmuşuzdur köhnede belki de birkaç gün arayla. Olamaz mı? Olabilir.

Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.

Bostancı dolmuş kuyruğunda sen başta ben en sonda öylece beklemişizdir.
Sabah 7:30 vapuruna sen koşa koşa yetişirken, ben yürüdüğümden kaçırmışımdır.
Aynı anda başka insanlara, seni seviyorum demişizdir. Mutlak güven duygusuyla,
başımızı başka omuzlara dayamışızdır. Olamaz mı? Olabilir.

Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Salatalık

Soy yine keyfimize bakalım
Boğaza karşı bir salatalık
Turfanda olsun tercihen
Yerli acı olur bazen
Ağzımızın tadını bulalım tuzlayarak
Hani yemeden doyalım
Boğazı seyredelim
Balıkçılar, martılar, vapurlar
Keyf alalım serinliğinden sululuğundan
Salyalar akıtmaya gerek yok
Sadece boğaza karşı salatalık

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Gitmemem gereken yere gidiyordum
Görmemem gerekeni görüyordum
Yapmamam gerekeni yapıyordum
Olmamam gereken bir kişi oluyordum
Bir ses bana bunların yanlış olduğunu söyledi
Başka bir ses ise doğru olduğunu
Kendimi güçlü sanırdım
Ama savaşı kaybettim
Bir süre de olsa
Düşerken uçuyor gibi hissetmek ne gariptir
Bir süre de olsa
Düşerken uçuyor gibi hissetmek ne gariptir
İyiyi oynamaktan sıkıldım
Eski özgürlüğümü özlüyorum
Olması gerektiği gibi davranmayı bıraktım
Tekrar kendime döndüm
Kimseyi incitmek istememiştim
Kendi işime bakıyordum
Fazla eğlence diye bir şey varsa
Ödemen gereken bedel bu olmalı
Bir süre de olsa
Düşerken uçuyor gibi hissetmek ne gariptir
Elinden uçup gidene kadar farkına varamazsın
Haklı olmasa bile
Hepsi bir sebep uğruna olur
Özellikle de haklı olmadığında
Bir süre de olsa
Düşerken uçuyor gibi hissetmek ne gariptir

20 Temmuz 2010 Salı

Gözlerindeki yeşili bulmak için

Gittim doğudan da doğuya