gelirler, sen de gelirsin birinin hayatına.
gelişir sonra.
kesişmez gelişir olaylar..
ardından kesişmeye başlar bir noktada ve kesilir.
sarılamaz olursun.
canının yanmasını göze alarak ve birçok şeyi daha, sarılmak istersin..
istekler başlar, keşkeler havada uçuşur,
duvarlarda yankılanır keşkelerin, duvarlara çarpar kafan gibi.
nefesini özlersin, özlem başlar.
dokunma hissinin kaybolduğunu hissedersin,
dokunulmaktan korkarsın
dokunulmak dokunur..
ve sonsuz evsizlik hissi,
zemin ayağının altından kayar, kaybedersin zeminini, duruyorken de gitmeye başlarsın..
31 Aralık 2012 Pazartesi
29 Aralık 2012 Cumartesi
babama ve dedeme ithafen.
uzun zaman olmuştu böyle şeyler dinlemeyeli birlikte...
şimdi vereceğim parçayı babama vermem. o kadar sevdim o kadar sevmiştim.. bi nevi imdat çekici benim için.. zor zamanlarımda yetişen şarkılarımdan..
babamla böyle şarkılar dinleriz biz. bizim sülale hep ingilizmiş. mardin de ingilterenin manevi başkentiymiş gerçekte ama bunu kimseye söyleme zamanı gelene kadar demişti dedem.
dedemi 2 yaşımda kaybettim. ben hatırladığımı söylesem de kimse inanmıyor onu hatırladığıma. peki söyledikleri nasıl aklımda hala o zaman.
dedem de bu tarz müzikler dinlermiş mardinde hep.
dedemi özledim.
....
babamla böyle şarkılar dinleriz biz. bizim sülale hep ingilizmiş. mardin de ingilterenin manevi başkentiymiş gerçekte ama bunu kimseye söyleme zamanı gelene kadar demişti dedem.
dedemi 2 yaşımda kaybettim. ben hatırladığımı söylesem de kimse inanmıyor onu hatırladığıma. peki söyledikleri nasıl aklımda hala o zaman.
dedem de bu tarz müzikler dinlermiş mardinde hep.
dedemi özledim.
....
22 Aralık 2012 Cumartesi
21 Aralık 2012 Cuma
beni affet
affet beni,
tüm ihanetlerim için affet,
seni aradığım tüm bedenler için,
sen canımı al
ama beni affet
4 Aralık 2012 Salı
28 Kasım 2012 Çarşamba
çığlık tutmak
hadi, çığlık tutma vaktimiz geldi.
çığlık atamaz olduk zira. pustuk çekildik köşemize.
o zaman çığlık tutalım ve kaliteli bişeyler girsin ruhumuza uzun zaman sonra.
o zaman belki hissederiz varlığımızı, yeniden hissediliriz birilerince...
severiz belki nasırlaşmış kalbimizi çatlatabilirsek,
seviliriz..
çığlık atamaz olduk zira. pustuk çekildik köşemize.
o zaman çığlık tutalım ve kaliteli bişeyler girsin ruhumuza uzun zaman sonra.
o zaman belki hissederiz varlığımızı, yeniden hissediliriz birilerince...
severiz belki nasırlaşmış kalbimizi çatlatabilirsek,
seviliriz..
26 Kasım 2012 Pazartesi
sarılmak en büyük şükür.
bizi erdemli kılmayan acılara da sahibiz,
çoğu acımız bizi erdemli kılmaz, bilakis erdemsiz yapar...
fakat bazen biri umulmadık yerde size öyle bir acınızı hatırlatır ki işte o erdemli acılardandır.. ilk acınızı yaşadığınız ana götüren zamanda yolculuk makinasıdır yolladığı şey ve onun bundan haberi yoktur, o anda takınmanız gereken tavrı kestiremezsiniz...
şuursuzca ondan uzaklaşır ya da ona koşarsınız, ben şuurlu bir şekilde uzaklaşmayı öğrenmiştim.
bunun bedelini pahalı ödemiştim zira..
22 Kasım 2012 Perşembe
oysaki
nasıl bir algılanma,
insanların seni nasıl algıladığı konusu hep atladığım konu, farkındalık anlarımda hissedip beynimin amcıklama geçirmesine sebep olan konu.
yeni dönüşmüş kelebekler gibi ruh hallerimiz, ateşe muhtaç kelebekler, ateşte yanmak isteyen..
ateşte yanmak canımı yakmıyor. ateşte yanacağım günün özlemiyle yaşadım her günü, ateşte yandım birkaç kez. yakan ateşler güzel de yaktı hani.
kelimeler, ah şu kelimeler, hissizleştiriyor mu yoksa daha mı hissedilir kılıyor duygularımızı? bilmiyorum..
sarılmamız yeterdi oysaki. bilirdin..
oysaki özgürlüğü seçmek,
başka vücutlar sevmek
bir şehri tam kalbinden
beyninden vurup gitmek var aklımda.
insanların seni nasıl algıladığı konusu hep atladığım konu, farkındalık anlarımda hissedip beynimin amcıklama geçirmesine sebep olan konu.
yeni dönüşmüş kelebekler gibi ruh hallerimiz, ateşe muhtaç kelebekler, ateşte yanmak isteyen..
ateşte yanmak canımı yakmıyor. ateşte yanacağım günün özlemiyle yaşadım her günü, ateşte yandım birkaç kez. yakan ateşler güzel de yaktı hani.
kelimeler, ah şu kelimeler, hissizleştiriyor mu yoksa daha mı hissedilir kılıyor duygularımızı? bilmiyorum..
sarılmamız yeterdi oysaki. bilirdin..
oysaki özgürlüğü seçmek,
başka vücutlar sevmek
bir şehri tam kalbinden
beyninden vurup gitmek var aklımda.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
