15 Eylül 2010 Çarşamba

başı kesik tavuk

önce yazdığım şiiri kopyaladım buraya başlık da o şiirin başlığı, sonra beğenmedim sildim.
birkaç gün önce 1 bloga rast geldim. Hep olduğu gibi yine çok farklı sulardan kapım O'na çıktı ne garip..
every day is like sunday en sevdiğim şarkıdır belki de şu hayatta.. gezinirken rastladığım blogun ismi de bu. Okudum.. Kaldım öylece.. sustum.. 2 haftadır sigara içmemiştim 1 sigara yaktım. içememişim bile.. kendisi içmiş kendisini yanık kokusuyla haber verdi yastığım bittiğini.

boşluğunu her kelimesiyle dolduruyordu okuduklarım.. her kelimesini içime sindirerek okudum sen kokanları aldım içinden. Tarifsiz duygular doldu içime.
Başı kesik tavuk olmuştum..

5 Eylül 2010 Pazar

bir başka gece bu gece


Süründürme
Bu acıyı uzaklastırıyor
Fakat senin kalmanı saglamıyor
Bu kırıklarımızı düzeltmek ıcın bır yol
Zorlamayla ya da yalanla olacak sey degil..

Yatır beni;yalanlar gercek oluncaya kadar
Süründürmek için yatır beni

Senin gülüşün beni benden alan
Burda bir cift olsak
Inanılmaz bır zarafetle
Senın yanında olmanın hakkını verecegım

Yatır beni;yalanlar gercek oluncaya kadar
Süründürmek için yatır beni

Yatır beni;yalanlar gercek oluncaya kadar
Süründürmek için yatır beni

Yabancıların yanına gidip yuzunu kaybetme
Ve nefes almayı unutma
Ayrılmadan önce hakkını ver

Yatır beni;yalanlar gercek oluncaya kadar
Süründürmek için yatır beni
Yatır beni;yalanlar gercek oluncaya kadar
Süründürmek için yatır beni

4 Eylül 2010 Cumartesi

biraz hayalim

Kulaklarım çınlıyor bir hoca var konuşan
Yarı boş sınıfın sağ arka sıralarında
Kulaklarım çınlıyor bir hoca var konuşan
Yazmaktan sarhoş bir sınıf zaman yedi otuz sıralarında

Yankılar var bir kulağımda
Diğerinde nabzımın sönükçe atan tıptıpları
Uyku akıyor
Üzerinde okulun bittiği hayal olan
Sararmış gözlerimden
Bunu bozan
Kulağımda yankıları olan
Birden fırtına gibi kopan
Hoca sesi midir nedir?
Üç saniye bilemedin dört
Kâfi geldi çınlamaya
Bayağı saydığım o sesler
Kulaklarım çınlıyor bir hoca var konuşan
Ben yine
Yarı boş sınıfın arka sıralarında
Gözlerinde akan hayaller
Bir kulağı açık durumda
Nabzımın atışını dinler durumdayım..

3.sınıf Yeni Türk Edebiyatı Şerif Aktaş dersinden kalma

3 Eylül 2010 Cuma

çatışmam

İnce bir tını

Yağmurlu bir ses var

Sızlıyor kelimeler

Boğazımda bir düğüm

Yanımda sen olsan yeter

Hıçkırıklara bulanıyor birazdan

Sonra yaşlar serpiliyor

Dört yıl önce yazdığım

Şiirlerin üzerine..

25 Ağustos 2010 Çarşamba

öyle işte... yarım kalıyor anlatamıyorum..

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Bir Panorama

Çıkart üzerinden elbiseni

Yırt at önündeki resmini

Aynalara taş vur

Bırak dolsun kumlar

Parmak aralarına

Koş şuursuzca, gözlerini kapa

Gülümse… gülümse

Ve düşle…. Her şeyi

Seni, beni, onu

Dans et.. uyumlu kıvrımlarla

Sesleri hisset

Vücuduna doluşan havayı da

Ve bırak kendini suya

Bekle şimdi, hareketsizce

Hapis tut içindeki havayı

Yalnızlığını hisset

Ve havayı serbest bırak

Gülümse gülümse..

17 Ağustos 2010 Salı

ve devamını getir

o ne ağır bir şeymiş öyle.. hala mı getirmeliyim devamını sorusunu da soramıyorsun ya ne zor.. belki de ben her zaman yaptığım hatayı yapmışım yine "yanlış anlamışımdır" kim bilir..

16 Ağustos 2010 Pazartesi

yarım Türkçesiyle yarım Türk bir Almancı "önemli olan senin anlamandı" diyerek kendisini düzeltmeye çalışan Hüss'e posta koydu :) MERWE

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Ders çalışmam lazım… Ama böyle düşündükçe çalışamıyorum…

Ve böyle düşündükçe bunalıyorum…Bunalmamak için ders çalışma işini düşünmemelıyım diyorum…Ama düşünnmeyince kendimi suçlu hissediyorum…Keşke yüksek lisans yapmasaydım diyorum ondan sonra…Başım donüyor ve bir sigara içiyorum..Sigara içince dıkkatim tamamen gotume kaçıyor…Bu sefer önümdeki kitaba konsantre olamıyorum..konsantre olamayınca moralim bozuluyor..çünkü ders çalışamıyorum ve ders çalışamayınca kendimi suçlu hissediyorum…sabah dokuzdan beri mücadele ediyorum…

10 Ağustos 2010 Salı


sarhoş ve eli kalem tutmayan Hüseyin'in dilinden, Merve'nin kaleminden;

ilk defa seni düşünerek mutsuz olmuyorum, ilk defa düşüncelerimden korkmuyorum çünkü düşünemiyorum bile.. düşünmemek beni mutlu ediyor. "O" nu düşünemiyorum. sabah uyandığımda bu hal geçmiş olacak ve ben normale dönecem biliyorum.

Tüm bunları yaz Merve, sen sağımdasın şimdi kafamı sola çeviriyorum solumdasın bu sefer. her şey dört tane.. ağaçlar dört tane.. tek olan bir tek "O"...