13 Ocak 2012 Cuma

bazen acıtır bazı şarkılar, çok acıtır

ancak bu kadar acıtabilir bazen bazı şarkılar..
bir şey hayal edemeyecek kadar, seni unutturup kendimden geçirecek kadar, kitabı elimden düşürüp öylece baka kalırcasına.. tekrar ve tekrar ve tekrar.

11 Ocak 2012 Çarşamba

ben bi tespit yapmaya kalkıştım.

ankarada yaşamış olanlar bilir, ankaray'a yetişmeye çalışanlar olur. bizim özetimizi yansıtan bir şey gözlemledim geçen gün.
merdivenlerden inmeye başlamıştım ki insanların yukarıya doğru çıktığını görüp koşar adımlarla yetişmeye çalıştım. o ana kadar normal bir insanın normal adımları gibi olan adımlarım useyin bolt adımları oldu. (benim adım da hüseyin) 6şar 7şer indim merdiveni. ama tam ulaşacakken dıııııt sesiyle kapı suratıma kapandı. o kadar insan bakıyor suratıma ama, öylece bakıyorlar, suratları yavaş yavaş kayarken camdan öylece baktılar... çocukların duymaması gereken birkaç söz çıktı o durumda ağzımdan.. dudağımı okuyanlar olmuştur, özür dilerim sizden, birkaç kez de yerimde zıplayacaktım sinirden. neyse ki tuttum kendimi.
hayır da basıl bir durumdur, oraya en son gelen sensin ve birden oraya ilk gelen konumuna düşüyorsun.. neyse konu dağılmasın. 5 dk sonra diğer ankaray geldi ve ben bindim.. tam hareket edecekken 40lı yaşların henüz başında boyu benden biraz kısa ( ki benden kısaysa cücedir) bir amcamız 5 dk önce benim düştüğüm duruma düşmüş, ben ise 5 dk önce bana bakanların arasına katılmıştım... durduruun ulaaaaaaaaaaaaan!! diye bağırasım geldiyse de sadece gözlerimi kapatıp biraz saydım içimden 7-8-9 derken açtım gözlerimi ve karanlığa gömülü gidiyorduk tünel boyu...

varmak istediğim bişey yok ama şunu düşündüm o an.
bizim ilişkimiz de tam da böyleydi sanki. insanların yukarıya çıkması birşeyler hissetmemize ve koşar adımlarla birimizin diğerine koşmasına benziyor. o ana kadar mıy mıy giderken o andan sonra tam bir deli fişek...
ama tam varmak üzereyken ya sen yetişemiyorsun, ya da onun gitmesi gerekiyor ve dııııt sesiyle kala kalıyor birimiz. o kalan ikimizden biri, kim olduğu önemli değil..

ben useyin bolt gibi seke seke merdiven inerken ipodumda çalan parça  http://fizy.com/#s/1cns24

7 Ocak 2012 Cumartesi

efkarı biz beynimizde yaratıyoruz, e benim beyin de yaratmaya müsait biliyo musun?    "Çok Sevdim"

3 Ocak 2012 Salı

mesela adama sorarlar neden böyle şeyler yapıyorsun olum 2 dk adam ol diye.. ne hakkın var bu saatte böyle şeyler dinletmeye bu bünyeye...
uykum yok, uzansam yatağın dibinde bir delik açılsa nefesim kesilse ve başka bir aleme geçsem..

susma orucu tutsam, kendimden uzaklarda kalsam.. beynimin içinden çıksam...

gark olmasam artık bir şeye daha, bir şey de bana...

kelimeler keşfetmesem, anlam dünyaları yaratmasam..

ölsem.



31 Aralık 2011 Cumartesi

en sevgili sevgilimden..

ne diyebilirim ki,
"tüm ilkelerim çiğnenebilir, yaptığım onca plan bir anda suya düşebilir"miş, bana bunu öğrettin, iyi de öğrettin hani..
çok şey öğreniyorum, bazı şeyler var böyle kolay kolay öğrenilemez türden, onlardan öğrettin bana...
susmayı mesela, susabilmeyi.. her boku herkese anlatmamayı, denemelere başladım, -ki zaten anlatan biri değilim, ve fakat bilinçli olarak anlatmaz oldum artık-
severim ki ben seni, bir ömür daha severim,
nerelere gideriz, ne yaparız bilinmez, bildiğim şey aklımda kalan sensin,
bu işte en saf hali.(m).iz..
öpcük.

26 Aralık 2011 Pazartesi

ankara yolcusu kalmasın.

bu çığırtma normalde mutluluk ünlemidir. ama benim için değildi ne yazık kı uzun zamandır. şimdilerde "eh işte yuvarlanıyoruz" halim keyfim yerinde çok şükür!" nevinden söylemlerle aynı şeyleri ifade ediyor ankara. bunda yılbaşında orada olacak olmamın etkisi yadsınamaz boyutta. vücudumdakı sıvı kütlesinden daha çok içecem bu yılbaşında, kendime ve karaciğerime peşinen söyledim geçen gece bunu, 5-10 enginar, 3-5 kara havuç, bir kaç da bezelyeyle tavladım karaciğerimi..

nerede sabaharım bilmiyorum, nerelere giderim gece boyu hiç bir fikrim yok. fikrim yok demişken bir fikir geldi aklıma gecenin bir kısmını "fikrim"de geçirecem. bak bir yer belli oldu. sonrası iyilik sağlık...

yanımda kimler olucak belli değil, dün evlenme teklifinde bulundum kabul edilmedim. özünde "olmaz" manasında bir cevap aldım. buradan sevgiler yolluyorum kendisine biliyorum bunu okuyacak :)) tencere kapak gibiyız ama o tefal, ben korkmaz. uyuşmadı tencere kapak bu sefer. olsun..



neyse bu yazıdan hayır gelmez başından belliydi, ben yılbaşı gecemi tamamlayacak şarkılarla yalnız bırakayım bahtsız bedevileri

çok severiz..



sırf bu adam yüzünden suzan diye bir kız arıyorum, ismi suzan olan birini bulduğum anda.....






25 Aralık 2011 Pazar

olur ya..

buraya uğrar da bunu görürsen iletişelim.

18 Aralık 2011 Pazar

maziden bir el atıver hele!

bu geceye özel arka arkaya dinlenilesi bir şeyler. denk geldi öyle, denk gelirse güzel olurmuş zaten rivayet.

besin maddemi maziden alıyorum, buna artık eminim. geleceğe atabildiğim her adım mazinin desteğine bağlı. bu  durumu ayaklarımızla açıklayabilirim. ilerlemek için attığımız her adım, biraz önce attığımız adımın desteğine-itiş güçüne- bağlı. yoksa değil mi?
kaç gündür rüyada ziyarete gelen eski(meyen) sevgili, bu gece de gel.

gece yarısı by hüseyin aksoy on Grooveshark

13 Aralık 2011 Salı

yıktın sineyi eyledin viran

şöyle ağza sıçırtmalık bir şey dinlemeyeli olmuş baya, hayır da üstad sen ne ettin be şimdi gece gece..

ne demiş bir zübük bu konuda "yıktın perdeyi eyledin viran"
ben de sana diyorum ki -yıktın sineyi eyledin viran-

9 Aralık 2011 Cuma

zamanın eli

http://gazilihoca.fizy.com/p/müslümlü yazı

zamanın eli mi değdi? bana- sana- bize. nilüfer bunun sebebi miydi?

adını sen koy, ben bilmiyorum. ben sadece özlerim seni, seninleyken bile. sevgi mi nefret mi? adını sen koy.

hangimiz sevmedik ki çılgınlar gibi, herkesin acısı sevgisi kadar mıdır? güzel- çirkin farketmez mi gerçekten. farketmemesi için ruhumuzda deli gibi bir sevgi mi olmalı?

ben senden vazgeçmem bunu bilesin. ölsem vazgeçmem hem de.

ben tutamıyorum zamanı , yatağım daralıyor, kararıyor geceler. boğazıma gömüp bütün söyleyeceklerimi susasım var. bu serseri kalbim ve ben zamanı tutamıyoruz. gülen yüzüne kurban oluruz bir gelsen. aşık olmadan gel, kalbi kaybetme gel, gel, gel...

sen sigara dumanımın altında bir kibritle hem de hiç yanmadan yok olma.