yardım istememek
ne olursa olsun, bir damla gücün bile kaldıysa ona göre yaşamak gerek..
birey olmanın ilk ve en önemli iki koşulundan biri
kendine yetebilmek, kendin dışında her şeye 1 değil 2 adım uzak durmak..
kokusunu almamak kimsenin.
bedenini istememek kimseden.
birinin seni öldürmesini istememek,
pasif bir istekte bile bulunmamak, edilgen olmamak
buna karşın, diğer koşul
yardım etmek, muhtaç olana koşmak, kendininkinden çok başkasının müşkülatını gidermek.
su vermek nefes olmak, nefes açmak...
gülümsetmek, gülümsemesi için gülmek herdaim..
sevmek sevmek sevmek,
sevilmeyi beklememek ve fakat sevmek..
Bu şarkı da fonda çalan şey olsun
18 Eylül 2012 Salı
16 Eylül 2012 Pazar
15 Eylül 2012 Cumartesi
14 Eylül 2012 Cuma
bazen
bazen geliyor boğazıma oturuyorsun,
nefesim yok oluyor, atmosferim kayboluyor...
yorgunum, yoksun, seninle ilgili bir durum değil artık,
yok olma durumunu değiştirememek, değişmeyeceğini bilmek..
nefesim yok oluyor, atmosferim kayboluyor...
yorgunum, yoksun, seninle ilgili bir durum değil artık,
yok olma durumunu değiştirememek, değişmeyeceğini bilmek..
10 Eylül 2012 Pazartesi
junior hüss
son adana ziyaretimde sandıkları karıştırırken eski fotoları buldum, aile albümü filan...
sanırım burada 4 yaşındaydım ve yaramazlığın dibini yaşadığım dönemlerdi, bi nevi afacan dennis.. ama benim lakabım prof'tu. hayvanlar üzerinde çok fazla deney yapardım, kertenkele yakalayıp beslemek, sapanla kuş avlamak en büyük zevklerimdi. balık avı hastalığım da o dönemden kalmadır. burada saçımın orta yeri kesik, 1 gün önce kardeşimin kafasına taş atmıştım sebebini hatırlamıyorum, ben uyurken o da makasla saçımı kesmiş... ne güzel etmiş.
neyse bu fotoları görünce bi hoş oldum, bi doğaya kaçasım yaramazlık yapasım geldi. şimdi gidip bikaç kuş avlıyım, biraz balık tutayım..
prof hüss sarı-darı sarbi (sabri yerine sarbi)
8 Eylül 2012 Cumartesi
5 Eylül 2012 Çarşamba
4 Eylül 2012 Salı
uzun zaman önce öldürdüm seni, ellerimle gömdüm. seni. şarkılarını.
kokunu gömememiştim. unutmak ne mümkünken unuttursun diye kokladım durdum başka başka bedenler.
ölen benmişim, kokladıklarım da benim ölü kokum.
müziklerin ölmemiş. ölmemiş ki hala uzaydan yolluyor, beynime hükmedebiliyorsun bu şekilde.
dayanılması güç
daha güç haller pek az.
pagana doğru...
yeniden.
sana doğru.
yeniden.
sana doğru.
3 Eylül 2012 Pazartesi
2 Eylül 2012 Pazar
bitmesin istenen kelimeler,bilinç akımları, henüz bitmeden AYLAK adam!!
ancak bir yolcu bütün dünyayı ve şehri ve sokakları bir durak olarak görebilir.
artık çok kolay gülebiliyorum.
insan hasta oldu mu kendi etinin bilincine çok daha varıyor. belki bizi toplum içinde yaşatan hastalık bilincidir.
katıksız dişi bu. içinde çoktandır uyuyan hayvan uyanmış nafakasını istiyor..
dışarıda rastladıkça kafasında soyduğu kadınların gerçeği demek buydu. (bu duyguyu çok iyi hatırlıyorum)
kadınların neden evlenmek istediklerini anlıyorum: yalnız kalabilmek için.
kelimelerin yetersizliğini öğrenmek..
sana unutmak istediklerini hatırlatacağını bile bile daha da yazacağım.
şimdi adımdan daha önemli bir şey biliyorsunuz: Sigara içtiğimi.
artık çok kolay gülebiliyorum.
insan hasta oldu mu kendi etinin bilincine çok daha varıyor. belki bizi toplum içinde yaşatan hastalık bilincidir.
katıksız dişi bu. içinde çoktandır uyuyan hayvan uyanmış nafakasını istiyor..
dışarıda rastladıkça kafasında soyduğu kadınların gerçeği demek buydu. (bu duyguyu çok iyi hatırlıyorum)
kadınların neden evlenmek istediklerini anlıyorum: yalnız kalabilmek için.
kelimelerin yetersizliğini öğrenmek..
sana unutmak istediklerini hatırlatacağını bile bile daha da yazacağım.
şimdi adımdan daha önemli bir şey biliyorsunuz: Sigara içtiğimi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

