sonra birden huzur dolar içine, yanına sokulur, usulca...
hem öyle bir gelir ki, öyle kelimesiz, öyle sakin, öyle ismi gibi..
hüzne bir damla yer bırakmaz, bunu kavgayla da değil sadece varlığıyla yapar hem. hüzün varlığından utanır, kendi gider...
30 Ocak 2013 Çarşamba
29 Ocak 2013 Salı
12 Ocak 2013 Cumartesi
11 Ocak 2013 Cuma
bırkac zamandır zaman algım kırılmış durumda. okuldan eve gelıyorum beynım oluyor harran ovası ve uyuyorum teklı koltukta. teklı koltukta uyuyorum cunku kanepede ev arkadasım uzanmıs oluyor ben gelene kadar, diğeri de televizyona ters bi açıda. teklı koltuk tam karşısında ama işte tekli o da. zaten sabahtan aksama kadar göte yaptırıyoruz işlerimizi. aksam barı sırtım çalışsın istiyorum ama o da olmuyor ev seksisi yüzünden..peki neden salon?
salon, çünkü ev arkadasımla vakit gecirdiğimiz nadir yerlerden biri. sosyallesme adına haftada 2 bazen 3 kez içmeye, yemeğe cıkıyoruz ama onun dısında pek bi sikim yapmıyoruz...
zaten bi sikim de yapmıyoruz...
hayır bu yaşa gelmış adamlarız hala eve duzenlı olarak kız gırmıyor.. öncelerı ben ıstemıyorum dıye dıyordum ama harbıden kıllanmaya basladım lan bu durumdan...
bir nevi umut sarıkayanın ev seksisi serisindeki baba rölündeyim evde m.k.
1 Ocak 2013 Salı
31 Aralık 2012 Pazartesi
gelirler, sen de gelirsin birinin hayatına.
gelişir sonra.
kesişmez gelişir olaylar..
ardından kesişmeye başlar bir noktada ve kesilir.
sarılamaz olursun.
canının yanmasını göze alarak ve birçok şeyi daha, sarılmak istersin..
istekler başlar, keşkeler havada uçuşur,
duvarlarda yankılanır keşkelerin, duvarlara çarpar kafan gibi.
nefesini özlersin, özlem başlar.
dokunma hissinin kaybolduğunu hissedersin,
dokunulmaktan korkarsın
dokunulmak dokunur..
ve sonsuz evsizlik hissi,
zemin ayağının altından kayar, kaybedersin zeminini, duruyorken de gitmeye başlarsın..
gelişir sonra.
kesişmez gelişir olaylar..
ardından kesişmeye başlar bir noktada ve kesilir.
sarılamaz olursun.
canının yanmasını göze alarak ve birçok şeyi daha, sarılmak istersin..
istekler başlar, keşkeler havada uçuşur,
duvarlarda yankılanır keşkelerin, duvarlara çarpar kafan gibi.
nefesini özlersin, özlem başlar.
dokunma hissinin kaybolduğunu hissedersin,
dokunulmaktan korkarsın
dokunulmak dokunur..
ve sonsuz evsizlik hissi,
zemin ayağının altından kayar, kaybedersin zeminini, duruyorken de gitmeye başlarsın..
29 Aralık 2012 Cumartesi
babama ve dedeme ithafen.
uzun zaman olmuştu böyle şeyler dinlemeyeli birlikte...
şimdi vereceğim parçayı babama vermem. o kadar sevdim o kadar sevmiştim.. bi nevi imdat çekici benim için.. zor zamanlarımda yetişen şarkılarımdan..
babamla böyle şarkılar dinleriz biz. bizim sülale hep ingilizmiş. mardin de ingilterenin manevi başkentiymiş gerçekte ama bunu kimseye söyleme zamanı gelene kadar demişti dedem.
dedemi 2 yaşımda kaybettim. ben hatırladığımı söylesem de kimse inanmıyor onu hatırladığıma. peki söyledikleri nasıl aklımda hala o zaman.
dedem de bu tarz müzikler dinlermiş mardinde hep.
dedemi özledim.
....
babamla böyle şarkılar dinleriz biz. bizim sülale hep ingilizmiş. mardin de ingilterenin manevi başkentiymiş gerçekte ama bunu kimseye söyleme zamanı gelene kadar demişti dedem.
dedemi 2 yaşımda kaybettim. ben hatırladığımı söylesem de kimse inanmıyor onu hatırladığıma. peki söyledikleri nasıl aklımda hala o zaman.
dedem de bu tarz müzikler dinlermiş mardinde hep.
dedemi özledim.
....
22 Aralık 2012 Cumartesi
21 Aralık 2012 Cuma
beni affet
affet beni,
tüm ihanetlerim için affet,
seni aradığım tüm bedenler için,
sen canımı al
ama beni affet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

