31 Temmuz 2011 Pazar

açık mektup

bu sabah yalnız uyandım, yanımda sen varken sensiz. ne kadar şiirsel/ romantik bir resim gibi görünüyor dışardan bakınca. 100lerce kez tekrarlanmış bır ayrılık resmi. sonra şarkı başlıyor.



şuan içerde uyuyorsun, yanındayım, sana sarılabilirim biliyorum. fakat o kadar uzağız ki. sarıldığım şey sen olamazsın artık. bu senin söylemin. doğru da.

ulan çok pis acıyor içim be!!

sokayım edebiyatına da, kelimelere de. var olma sebebim zırvalıklarına da..
zamanı geri alamayız değil bence geri alınabilir bişe zaman. tekrar yaşanılabilir güzel olan ne varsa. fakat söylediklerimiz... yazdıklarımızı geri alamayız. o yüzden yazıyorum. mühürlensin diye bu kopuş. evet bitsin. ansızın kafama sıkılsın.
bir gün geri dönme olmasın diye.. (ama dön!!)
sana hiç yalan söylemedim. kendime de..
yine yollar göründü.. tek tesellim yolculuk, yol..

21 Temmuz 2011 Perşembe


...


Ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorum
Ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz
Ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorum
İstasyonda tiren oluyor biraz
Ben bazan istasyonu bulamayan bir adamım
...
C.Süreya



18 Temmuz 2011 Pazartesi

farklı bir şey benim istediğim.

"hadi transa girelim" parçam. bu gece kendime çalışasım var. sevdiğim/ seveceğim şeyler yığını yaptım masama. muz, bira, şarap, fındık, süt, kuru incir, sek kahve, 4-5 kitap(soren kierkegaarddan tut, jung, birhan keskin, cemal süreya ve hatta malinowskiye kadar)

bu şarkıyı da loopa aldım.

ve kalemime mürekkep doldurup farklı bir şeyler yazmayı deniyorum. bakalım neler çıkacak.



radiohead - lotus flower from doseindie on Vimeo.

14 Temmuz 2011 Perşembe

deşifrelerim arasından çıkan bir şeyler.

burada kaldıkça yazmak anlamsızlaşıyor. halbuki yaşadığım ve yazacağım o kadar çok şey var ki...
sanırım yaşamak ve yazmak arasındaki ayrım tam da bu noktada başlıyor, yaşamaya başladım, yazmayı bıraktım burada.
şimdi akşam güneş tam olarak battı, yemek hazırlanıyor. etrafta ağlayan ama kimsenin susturmak için birşey yapmadığı çocuklar var, fenerimi deve çobanı hasan tutuyor, okuma yazması yok yazdıklarıma boş bir sayfaya bakar gibi bakıyor. bana en yakın insan o burada. onu çok sevdiğimi ayrılmadan önce ona sarıldığımda söyleyecem(söyledim).

                                                                     04.10.10

20 Haziran 2011 Pazartesi

selam eder, "ruhunu" öperim.

bir insan sizi çok seviyorsa size çok güzel şeyler verir. o kadar güzel şeyler var eder ki hayatınızda şaşıramazsınız bile.

öyle güzel bir dosta sahibim. ama şimdi onun  ihtiyacı var. aslında yok. kimseye. ama bir şeyler üzücü durumda.

eskilerden bir şey armağan ediyorum sana. üzülme. suçlu yok. suç/ suçlu aramadığın zaman mutsuzluğunun giderek farklı bir duyguya dönüşeceğini göreceğiz.


AFP & Estradasphere : "Coin-Operated Boy" (Live From 608) from Amanda Palmer on Vimeo.

18 Haziran 2011 Cumartesi

s*kimsonik olmayan sıradan bir gün!

-önce güzel bir yemek ye-dim!
-sonra kahve (uzun zamandır sigarasız) evet resimdeki. çok belli kahveyi içecem. almışım karıştırıyorum. kahve yaparken böyle bakarım.
-sonra eskilerden kalma sıcak bir yazıyı sandıktan çıkartıp buraya ko-dum. evet ko-dum!
-şimdi balkonda dem! (onu da sonra ko-rum) evet ko-rum!




12 Haziran 2011 Pazar

hüzünlü bunalımlar

bunu okursan iletişelim..

söyleyecek çok şeyim var. belki de hiç!

bilinçli bir giriş yaptım dedim sonunda bir hayata. ama bu sefer de bedel veremedim sanırım.

zamansızlık. olmadığım zamanlarda iletişmeye çalışmışsın.

yola düşmem gerekti.

bana yolladıklarına cevap vermek isterdim.

denk gelirsen bu yazıya, sana yazdım. hani yaz o zaman demiştin.  çok mutluy(D)um!!

iyi kal.
dön geri....

5 Haziran 2011 Pazar

geliyorlar bana bazı bazı



Mumford & Sons - 'Little lion man'


içimde karıncalanmalar var. uzun zamandır olmamış şey.

mızıka çalmaya başladım.

teniste de baya ilerledim. maçlara çıkabiliyorum.

tezim çok kötü durumda olmasa da istediğim seviyede değil.

okumalarıma hız verdim. yazmalarımda da kendisini hissettirir oluyor bu durum haliyle.

                                                       bu satırları yazarkenki resmim.

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Tezer Molası




zaman zaman kendimi tüm insanlıktan daha güçlü duyuyorum, ama kendimi aynı anda çıplaklıklardan sıyrılmaya çalışan ağaçlar kadar da bırakılmış duyuyorum. Özellikle ben'in, ben'i bıraktığı anlarda.




...artık bundan böyle acıları mutluluk olarak nitelendirmeye karar veriyorum.




"çevreyi tanımlamak değil, duygularla yaşamak gerekir..."


her varoluş kendisiyle birlikte ölümü getirmiyor mu?


Niçin dünyaya geldiğini biliyor musun? anlatmalısın, anlatmalısın, ayrıca acıkmalısın, susamalısın... sonun korkunç sefil olmalı! bunu biliyor musun?


"dünya nasıl olması gerekiyorsa öyle. kendi kendini kurtaramayanı hiç kimse kurtaramaz."


...tüm yorgunlukların yarattığı aşırı dirilik...


her köşe, her cadde öyle dolu, öyle dolu, öyle dolu ve bu doluluk içinde öyle boş, öyle boş, öyle boş ki...


nereye gitmek istiyorum ki. nereye gidebilirim ki. sürekli gitmek istemek de, bir yerde, hiçbir yerde olmak istemek değil mi?


denizin dümdüz yüzeyi boyunca sonsuza dek böyle gidebileceği duygusuna kapıldı.


tek günah insanın kendi yaptığını kavrayamamasıdır.


oysa ben tüm yaşamı gökyüzü altında bir tatil olarak görüyorum..


her zaman yabancı insanlar bize dostlarımızdan daha çok sunan, veren kişiler. öyleyse yaşamımızı neden yalnız yabancılar arasında geçirmiyoruz.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

bu gün de böyle geçsin!!

her gün duygu dalgalanmaları içinde hayatımıza devam ediyoruz. yeni ruhlar, renkler giriyor, eskiler çıkıyor bir yerlerden karşımızda beliriyor. olmayacak şeyler oluyor.

bugün sadece bu modda kalsam ne hoş olur. sonuna kadar, dibine kadar bu modda kalsam. yarın başka bişey olsa ama bugün bu mod.

aslında birilerine ihtiyaç duymuyorum. ve biliyorum ki bu değişmeyecek. birileri ben istemesem de hayatıma giriyor ve çıkıyor. ben her 2 durumda da aynıyım. giren çıkan nasıldır bilemem.

birilerinin hayatına 'biliçli' bir giriş yaptım mı diye düşündüm şimdi.

tüm bugünlerim anısına...

Angus & Julia Stone - "For You" - Café de la Danse (Paris / FRANCE) 08.05.10