bu çok özel, sakladıklarımdan...
bazı şeyler paylaşılamıyor, bencilliğin mınakoyuyorum çoğu kez.
en ucuzları paylaşıyorum belki de.
ama bu geceye özel
bu geceme özel bu
paylaşmadım say
buldun say
tabiki bunu ben yaratmadım, bana ait değil. "sana ait olmayan şeyi nasıl olur da saklarım/ paylaşmam dıyosun" diyorsundur. siktir git. benim için 3 milyonluk dürüm dönerden poşedin altına akan turuncumsu sıvı yağdan başka bişey değilsin.
tadını çıkar parçanın, sus!
21 Şubat 2012 Salı
19 Şubat 2012 Pazar
morrissey günü
evde hala bilumum içki bulunmakta ve fakat belli bir süre içki içmeme kararı almıştım, ama gel gör ki birden karşıma bir şarkı çıkıyor, uzun zamandır duymadığım, dinlemediğim, kaçtığım.. acı dolu dakikaları yaşatan kadın geliyor masama, konuşmadan, konuşturmadan duruyor, bakıyor, ağlıyor...
ince tınılara sahip başka başka kadınlar geliyor sonra o masaya, masanın köşeleri kayboluyor,
yaşadığım, yaşanır ki dediğim her kadın geliyor..
son kadın da geldikten sonra gece iyice ilerlerken konuşmayan konuşturmayan kadın konuşmaya başlıyor..
-tüm dünyayı gezmek istiyorum, yol olmak istiyorum, yolcuyum ben... çöllere dalmak istiyorum.. düşünüyor, düşünüyor ve düşünüyorum. biliyorum ki sabah bu hislerim geçecek ama şimdi inanılır derecede mutsuzum yardım et.
sonra diğeri geliyor, cebinde bir sürü müzikle.. her yerinden bir müzik çıkıyor, hepsi de en sevdiklerimden.. bakıyor suratıma, uyanmana gerek yok, iyisin böyle diyor.. yaşanır seninle diyor...
kuş çıkıyor sonra, sonra o kuş hızlıca pencereme çarpıp uyandırıyor beni uykudan..
devam eder mi bilmem.
ince tınılara sahip başka başka kadınlar geliyor sonra o masaya, masanın köşeleri kayboluyor,
yaşadığım, yaşanır ki dediğim her kadın geliyor..
son kadın da geldikten sonra gece iyice ilerlerken konuşmayan konuşturmayan kadın konuşmaya başlıyor..
-tüm dünyayı gezmek istiyorum, yol olmak istiyorum, yolcuyum ben... çöllere dalmak istiyorum.. düşünüyor, düşünüyor ve düşünüyorum. biliyorum ki sabah bu hislerim geçecek ama şimdi inanılır derecede mutsuzum yardım et.
sonra diğeri geliyor, cebinde bir sürü müzikle.. her yerinden bir müzik çıkıyor, hepsi de en sevdiklerimden.. bakıyor suratıma, uyanmana gerek yok, iyisin böyle diyor.. yaşanır seninle diyor...
kuş çıkıyor sonra, sonra o kuş hızlıca pencereme çarpıp uyandırıyor beni uykudan..
devam eder mi bilmem.
serseri mayın
farkettim ki buradan hep karamsar ruh hallerim yansıyor, öyle değil.(im)
o durumlarda yazma isteği ağır basıyor belki ondan...
athenanın atena olduğu zamanlardan beri dinlememiştim kendilerini, bu şarkıyla farkettim. geçen hafta dinledim, günde 1 doz alıyorum. dinleyelim dinletelim.
sözler durum/ vaziyeti ortaya koyuyor...
teklifler gelsin, açığım mesajı veriyorum burada.
bir sevgilim olsa, giderim balayına (yaptım güzel oluyor),
ah bi de bekarsam (ki bu benim) giderim alayına..
o durumlarda yazma isteği ağır basıyor belki ondan...
athenanın atena olduğu zamanlardan beri dinlememiştim kendilerini, bu şarkıyla farkettim. geçen hafta dinledim, günde 1 doz alıyorum. dinleyelim dinletelim.
sözler durum/ vaziyeti ortaya koyuyor...
teklifler gelsin, açığım mesajı veriyorum burada.
bir sevgilim olsa, giderim balayına (yaptım güzel oluyor),
ah bi de bekarsam (ki bu benim) giderim alayına..
16 Şubat 2012 Perşembe
hem acı çekmeyelim hem film gibi hayatlar yaşayalım istiyoruz ya, bi siktirip gidelim bunu isteyenler.
ben istemedim, hep daha fazla acıyı nasıl çekerim derdinde de olmadım ama hep daha fazla acı çektim
benim sorunum bu işte, daha fazla acıyı kim veriyorsa ona veriyorum ruhumu,
çünkü başka bişey hissedemiyorum siktiğimin dünyasında,
afedersin dünya, sana sövmek istemedim biliyorsun.. mevzu sen değilsin bozulma bana...
ama olmuyor işte be dünya, olduramıyorum başka türlü,
senden oluşuyorum ya ben hani, bunu sen istedin ki ben böyleyim.
sanırım beni ben yapan özellikleri almaya kalkmayan, dünyayı seven birine ihtiyacım var.
muhtacım işte lan, lanet olsun, köpekler gibi muhtacım.
ama sen zaten gelirsin zamanı gelince, hem zihnimizin bir oyunu değil mi ki zaman zaten,
aslında yanımdasın o zaman
evet evet bu yüzden çok dipteyim
en iyi olan sensin ve sen yanlızlığınla yanımdasın..
selam olsun sana.
ben istemedim, hep daha fazla acıyı nasıl çekerim derdinde de olmadım ama hep daha fazla acı çektim
benim sorunum bu işte, daha fazla acıyı kim veriyorsa ona veriyorum ruhumu,
çünkü başka bişey hissedemiyorum siktiğimin dünyasında,
afedersin dünya, sana sövmek istemedim biliyorsun.. mevzu sen değilsin bozulma bana...
ama olmuyor işte be dünya, olduramıyorum başka türlü,
senden oluşuyorum ya ben hani, bunu sen istedin ki ben böyleyim.
sanırım beni ben yapan özellikleri almaya kalkmayan, dünyayı seven birine ihtiyacım var.
muhtacım işte lan, lanet olsun, köpekler gibi muhtacım.
ama sen zaten gelirsin zamanı gelince, hem zihnimizin bir oyunu değil mi ki zaman zaten,
aslında yanımdasın o zaman
evet evet bu yüzden çok dipteyim
en iyi olan sensin ve sen yanlızlığınla yanımdasın..
selam olsun sana.
14 Şubat 2012 Salı
son!
bitsin dedim, azalarak bitsin. buraya yazmaya başladığımdan beri varsın, vardın. birsürü kadın girdi çıktı hayatıma, seni bulduklarım oldu, sen olmayanlarla da yaşadım. en acı vereni buydu. bitene kadar azaldığı her anı ve anda daha da katlanılması zor bir hal alandın sen. buna da deydi.
ama bitti. bittin. ankara buna şahit..
yeni bir hayat. seni aramadığım bir hayat.
hoşça kal.
ama bitti. bittin. ankara buna şahit..
yeni bir hayat. seni aramadığım bir hayat.
hoşça kal.
13 Şubat 2012 Pazartesi
rasta baba!
Şu İstanbul tam yedi tepedir
Bunlardan biri de Cihangir
Yolları karışık, bir labirent gibi
Sokakta doloşır kurnaz tilki
Cihangirde tek kapılı evde
Yedi kişi alemde
Dağılır tayfa, çıkarlar sokağa
Elli türlü tehdit, elli türlü takla
Rasta babayı koparmışlar
on adam evini basmışlar
Biz orda değildik, olayı görmedik
Orda olsaydık, müdahale ederdik
Cihangir den aşağıya kaçmış
Kazancı da sıkıştırmışlar
Üç el havaya atıp, gerisini bacağına sıkmışlar
Al..al..al.. bi de bunu al
Taklaya getirmişler, kafası pek bir güzel
Haylazlara kızıyor, rastaların babası
Sigarası elinde, palamutu cebinde
Her kadına saldırır, rastaların babası
Seni haylaz, seni gidi yaramaz
Seni yaramaz, seni gidi afacan
Seni hınzır, seni gidi yaramaz
Kafası güzel, kendi güzel
Ruhu güzel, mevzu özel
Ama ona yine tuzak kuruyorlar
Yine ona çakallık yapıyorlar
Orospunun teki peşine takılmış
Bunu bir güzel kafakola almış
Bizim rasta, olmuş ona hasta
Ona sorarsan, karı on numara
LAN, yola yola yola bir şeyi bırakmadılar
Lan, ne varsa elinden aldılar
Bir değil, iki değil, üç değil oldu
Bu yollar hayatına mal oldu
Işıklar kapanınca, müzikler susunca
Ulumaya başlar, rastaların babsı
Telefonu çalıyor, telefonu açıyor
Yine dümen peşinde, rastaların babası
Rastaların babası, babaların babası
Çevremizde tam tedi gezegen var
Bir güneş, bir ay, bir de o var
Rastaların babası evrene sığmaz
Gezer, gelir, koşar, yine yorulmaz
Cihangir de bir gece oldu
Gecenin adını rasta baba koydu
Allem kullem, haytalık peşinde
Önemli değil, rasta hep bizimle
Rastaların babası, babaların babası
Sen bizi sevmeseydin, biz seni sever miydik
Gözün gönlün önünde, gözümüz üzerinde
Sen bizi sormasaydın, biz seni sorar mıydık
12 Şubat 2012 Pazar
Hadi şimdi siktir OL.
o kadar kızgınım ki, aradığında sövebilirim. ağır söverim hem.
istersen bir dene!!
o değil hayatımda kimse kalmadı lan. tamamen yalnızlaştım. annem babam bile yok. kimse ama kimse.
kitaplar bile yok hayatımda. yazı yok. fotograf yok. kelimeler yok.
ağır bir dönemin başlangıcı ve bitişi ile aynı an şu yaşadığım.
gebermeye 5 kala, doğuma 5 kala.
bu sefer yetiştim ankaray'a, yeminle.
öyle hızlı indim ki merdivenlerden, yetişmesem yok olacaktım. o kadar hissettim eğer yetişmezsem o ankaray'a kendimi arkasına salacaktım. evet peşinden gidip karanlığında kaybolacaktım. insanlar camlarından bakarken artık hızlı hızlı geçen ışıkların biri yerine benim yüzümü görecekti yetişmezsem eğer.
yok oldu düşüncelerim ve 10ar adımda indim merdivenden yetişmek için, ve yetişti bedenim.
bu sefer de ölemedim/ olamadım...
o kadar kızgınım ki, aradığında sövebilirim. ağır söverim hem.
istersen bir dene!!
o değil hayatımda kimse kalmadı lan. tamamen yalnızlaştım. annem babam bile yok. kimse ama kimse.
kitaplar bile yok hayatımda. yazı yok. fotograf yok. kelimeler yok.
ağır bir dönemin başlangıcı ve bitişi ile aynı an şu yaşadığım.
gebermeye 5 kala, doğuma 5 kala.
bu sefer yetiştim ankaray'a, yeminle.
öyle hızlı indim ki merdivenlerden, yetişmesem yok olacaktım. o kadar hissettim eğer yetişmezsem o ankaray'a kendimi arkasına salacaktım. evet peşinden gidip karanlığında kaybolacaktım. insanlar camlarından bakarken artık hızlı hızlı geçen ışıkların biri yerine benim yüzümü görecekti yetişmezsem eğer.
yok oldu düşüncelerim ve 10ar adımda indim merdivenden yetişmek için, ve yetişti bedenim.
bu sefer de ölemedim/ olamadım...
6 Şubat 2012 Pazartesi
Neil Young, en iyisi, en özeli
ne zamandır neil young'lı bir şeyler paylaşasım vardı. bugün dinlerken aklıma geldi, benim dinlediğim en iyi solo bu şarkıdakidir. bilmiyorum neden yaptı bu videoyu yapan ama benim en beğendiğim kadınlardan biri de zooeydir. bu şarkıda onun fotosunu kullanması garip kaçmış ama beni tam olarak transa soktu. arada psycoya da sarıyor görüntü. anlıcaın tam olarak hipnoz etkisi yaratmış eleman. bendenmiş o da, ya da ben ondanım.
tekrar edıyorum en iyi solo burada atılan 2 gitar solo... hayatın anlamı varsa eğer biryerlerde, ya da bir şeylerde, bunu dinleyince anlar vazife edinen..
tekrar edıyorum en iyi solo burada atılan 2 gitar solo... hayatın anlamı varsa eğer biryerlerde, ya da bir şeylerde, bunu dinleyince anlar vazife edinen..
4 Şubat 2012 Cumartesi
ben ilişkilerimde susan taraf olurdum ama bu ilişki başka,
ben çok sevemem ama bu bambaşka,
ben kolay unuturum ama arada unutturmayan şeyler çok,
ben rüya görmem çok ama onu görüyorum..
ben yapasım varsa yaparım, ama onu arayamıyorum,
ben çok paylaşmam, onun dışında.
bok ettim, bok ettin...
selam olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)